Bu makale, meditasyon yollarından biri olarak okçuluktan bahsedecek. Çok az usta okçuluğa gereken önemi verir, ancak yine de okçuluk, yalnızca savaşın değil aynı zamanda felsefenin de olduğu herhangi bir dövüş sanatı gibi, kişiye içsel disiplini ve uyumu öğretme yeteneğine sahiptir.
Bir yogi veya ezoterikçi neden yay ile atış yapmalıdır?
Eğer bununla ilgilenmiyorsan, ateş etmene gerek yok, daha da kötüye gitmeyecek. Okçuluk, şunları öğreten eski bir dövüş sanatıdır:
- Vücudun farklı kas gruplarının doğru duruşu ve koordineli çalışması.
- Yay kirişinin yumuşak gerginliği ve yumuşak salınımı.
- Nişan alma ve atış anında nefes almayı ve düşünceleri durdurma.
- Atış sürecine tam dalma.
Profesyonel bir okçunun durumu, meditasyon sırasında bir kişinin başına gelene çok benzer.
Sıradan yaşamda bir kişinin içsel durumu dalgalı bir denize benziyorsa, o zaman meditasyon sırasında ve yay atmadan önce - sakinlik sırasında denizde. Okçuluk özellikle kusursuz olmaya ilgi duyan ve kendi üzerinde çalışacak ufuklar arayanlar için uygundur.
Okçuluk, aşağıdaki gibi hata ve eksiklikleri tespit etmenin mükemmel bir yolu olabilir:
- Aceleci.
- Tehlike.
- Hedefi vuramama korkusu.
- Telaşlılık.
- Kas zayıflığı.
- Kaotiklik bilinci.
Tüm bu eksiklikler okçulukla yavaş yavaş iyileştirilir ve kişinin sakin ve kendine hakim olması sağlanır. Yoga bu uygulamaya göre daha zordur çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektirir. Bununla birlikte, okçuluk size başka bir önemli beceriyi de öğretebilir: bir hedefe ulaşma.
Amaca, kişi önemsiz şeylerle dikkati dağılmadan tek yönde düşündüğünde ulaşılır.
Okçuluğun öğrettiği şey tam olarak budur. Üstelik bir hedefe nasıl ulaşacağınızı daha iyi öğrenmek için spor yayı değil, geleneksel (görüşsüz) bir yay almanız gerekir. Evet, kendi nişan alma yolları var ama böyle bir yaydan ateş ederken önemli bir faktör, durumu hesaplayabilen sözlü zihin değil, bilinçaltıdır. Koşarken yüz metre ötedeki bir elmaya çarpan bir okçu düşünün; bunu hesaplamak kesinlikle imkansızdır.
Hayatta bir şey için çabaladığımızda onu hesaplamak da imkansızdır; geriye kalan tek şey sezgiye göre hareket etmektir. Okçuluk, sezginin, yani bilinçaltının sesini dinlemeyi öğrenmenin harika bir yoludur.
Meditatif okçuluğun ne olduğunu “Bilinmeyen Dünya” Kulübü ile yapacağınız bir seminerde deneyebilirsiniz. Bu uygulama yakında Kulübün yürüyüş ve seminer açıklamalarında da yer alacak.